Bir Avon Yöneticisi Türkiye’yi Tanıtıyor…

Bu yıl 2 Ekim’de Brüksel’deki Avrupa Doğrudan Satış Derneği (Seldia) yıllık konferasında Türkiye, Fas ve Rusya’ya bir bölüm ayrılmıştı. Gelişmekte olan bu üç ülke, doğrudan satış sektörü açısından tanıtılacaklardı. Fas’la ilgili sunumu o ülkenin Doğrudan Satış Derneği Başkanı, Rusya sunumunu o ülkede faaliyet gösteren bir sektörel danışman yapacaktı. Türkiye sunumunu ise ne Doğrudan Satış Derneği adına, ne de bağımsız bir kimliği olan, Avon’dan bir yöneticinin, Avon’un Hukuk Departmanı’nı yöneten Hande Karakülah’ın yapacağını duyduğumda epey şaşırmıştım.

Yine de yardım elimi uzattım ve kendisiyle iletişime geçerek yapabileceğim bir şeyler olup olmadığını sordum. Bana hazırladıkları sunum dosyasının ilk halini gönderdi, ben de kendimce önerilerde bulundum. Sonraki aşamalarda sunumun nasıl evrildiğini bilmeden Brüksel’e gittim ve herkes gibi ben de 2 Ekim tarihinde sunumu orada izledim. Ama izlememiş olmayı tercih ederdim.

Bana göre yanlışların başlangıcı, sunumun her slaytının sanki bir Avon tanıtımı yapılıyormuşcasına Avon logosuyla damgalanmış olmasıydı. Bence bu, sektör lideri olan bir firmaya yakışmayan bir davranıştı. Bu “markalama”, ancak bu sunumu kendisine tanınmış büyük bir fırsat olarak görebilecek, adını duyurma ihtiyacında olan küçük bir şirketten beklenebilirdi. Bunu geçiyorum.

Sunumun ilk slaytlarında Türkiye’yle ve sektörle ilgili bazı rakamlar verildikten sonra düşürücü yumruklar geldi: Örnek mi?

“Gezi olaylarında Türkiye’de tüketim %25 düşmüş.”Peki ama tüketimin %25 gibi muazzam bir oranda düştüğü bir ülkede nasıl oluyor da tüketici fiyatları Haziran’da % 0.78, Temmuz’da da bunun üstüne % 0.31 artabiliyor? Bunun ekonomik izahını merak ediyorum doğrusu.

“Gezi olaylarından sonra toplumsal kargaşa hala devam ediyormuş.”Türkiye’de genel durumun çok sakin olduğu söylenemez elbette. Ama buna “toplumsal kargaşa” demek, hele bunu Türkiye’yi tanıtma misyonu olan bir sunumda söylemek herhalde hiç de doğru olmasa gerek. Ne dersiniz?

“Türkiye’de mevzuat çok sık değişmekteymiş. Bunun örneği de değişiklik hazırlıkları süren Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ve Kozmetik Kanunu’ymuş.”Halen yürürlükte olan tüketici kanununun 1995 yılında (yani, 18 yıl önce) çıkmış olduğunu, aynı şekilde yürürlükteki kozmetik kanununun da 2005 yılından (yani, 8 yıldan) beri uygulandığını söylesem size…

“Yeni Ticaret Kanunu ile birlikte şirket kurmak zorlaşmış, bürokratik işlemler artmış.”Pes doğrusu! Yeni kanunla örneğin, daha önce hiç olmadığı bir şekilde tek kişilik anonim şirket, limited şirket kurabilme yolu açılmıştır diyeyim ve uzatmayayım.

Bu pazar yeterince büyük. Sadece mevcut şirketlere değil, yeni bir çok şirkete de daha çok büyüyecekleri kadar yer var. Üstelik de yerli ya da yabancı farketmez, ne kadar çok şirket olursa sektörde, o kadar çok kişiye sahada kazanç olanağı sağlanacak demektir. Sadece bu da değil, sektör olarak her platformdaki gücümüzün artması demektir sektörün büyümesi.

Tabii ki sadece Brüksel’deki bu sunuma bakarak hiçbir firma Türkiye’ye gelme kararı vermeyecekti. Daha başka birçok incelemeler de yapacaklardı. Ama yine de bu, bizi tanıtmak, bizi anlatmak için bir fırsattı. Biz ise Türkiye’deki Avon yönetiminin bir tercihi olarak bu fırsatı teptik.

Çok yazık…

Copyright © Doğrudan Satış Dünyası. Tüm hakları saklıdır.

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: