Sahi, Başkalarından Ne Kadar Farklıyız?

Her şirkette olduğu gibi doğrudan satış şirketlerinde de, kurulduktan ve faaliyete geçtikten sonra çeşitli nedenlerle yönetici ihtiyacı doğar. Bu üst düzeyde de olabilir, ara kademelerde de. Çalışmakta olan bir yönetici ayrılmayı tercih edebilir veya şirket, kendisiyle yolları ayırmayı seçebilir. Ya da şirketin büyümesi nedeniyle yeni pozisyonlar yaratılması gereği doğar. Bu durumların hepsinde de söz konusu pozisyona bir atama yapılması gerekir.

Genellikle ilk içgüdüsel davranış, şirketin mevcut kadrosuna bakmak olur. Eğer içeride uygun bir aday varsa, sürecin kolay olacağı düşünülür. Yeni bir kişinin sektöre ve şirkete adaptasyon süreci yaşanmayacağı gibi içerden yapılacak bir atama, ekip ruhuna da olumlu katkıda bulunacaktır. Diğer çalışanlar, şirkette uzun vadeli kariyer olanakları olduğuna bizzat tanık olacaklardır. Ama bu seçenek, her zaman da var olmaz. Pozisyon için gerekli nitelikleri taşıyan ya da kısa zamanda bu niteliklere sahip olabilecek birisinin kadroda bulunmaması olasılığı oldukça yüksektir.

Dışarıdan yönetici arayışında ise konu, bizim sektörümüzde sıklıkla gördüğüm noktada düğümlenir: “Sektör içinden mi transfer edelim, yoksa sektör dışında mı arayalım?”

Eğer şirketimizin temel stratejileri belirlenmişse ve başarıyla yürütülüyorsa, sektörden birisini tercih etmekte yarar olabilir. Çünkü doğrudan satış deneyimi olan bir yöneticinin sektörel uyum süreci diye bir sorunu olmayacaktır. Şirkete uyum sağlamasıyla birlikte o stratejileri kısa sürede uygulamaya başlayabilecektir. Diğer yandan eğer söz konusu olan küçük bir şirketse, daha büyük bir doğrudan satış kuruluşundan getirilecek bir yönetici, şirketin gelişmesine katkısı olacak önemli bir bilgi ve deneyimi de beraberinde getirecektir.

Fakat yukarıda yer alan sorudaki ikinci bölümüne bakarsak, orada da farklı fırsatlar olduğunu görürüz. Özellikle de şirketin yeni paradigmaları, yeni iş yapma biçimlerini geliştirmeye ihtiyacı varsa, doğrudan satış sektörünün dışından gelecek bir yönetici sizi başka yöntemlerle, bakış açılarıyla tanıştırır. Eğer doğru bir seçim yapılmışsa, sahip olduğu becerilerle uyum süreci de çok uzun olmamalıdır zaten. Böyle bir tercih, sizi sonuçta rakiplerimizden ayrıştırarak bambaşka başarı yollarına götürebilir.

Gelin isterseniz bu konuda sizinle biraz sektör turu yapalım ve bazı üst düzey örneklere bakalım…

Avon’un bundan bir önceki CEO’su Andrea Jung, şirket içinden yapılan bir atamayla bu göreve getirilmişti. Jung, CEO olduğunda beş yıldır şirketteydi. Andrea Jung’un yerine ise bu defa 2012 yılında sektör dışından birisini, Johnson & Johnson’dan Sheri McCoy’u getirmeyi tercih ettiler.

Herbalife CEO’su Michael O. Johnson 2003 yılında bu göreve getirildiğinde 17 yıldır The Walt Disney Company’de çalışmaktaydı, yani o da sektör dışından bir transferdi.

Oriflame, yıllardır bünyede çeşitli yönetim kademelerinde çalışmış olan Sven Mattsson’u CEO olarak atamıştı. Ortaklar 2005 Mart’ında Sven Mattsson’un işine son verdiler, onun yerine yine içeriden birisini, Magnus Brannstrom’u CEO’luk görevine atadılar.

Tupperware’in şimdiki CEO’su Rick Goings’in sektörel serüveni bir başka doğrudan satış şirketinde, Avon’da başlamıştı. 1985-1992 arasında Avon’da çeşitli kademelerde yöneticilik yaptıktan sonra Tupperware’e geçer, 1997’de de CEO görevine atanır.

Bu tercihlerden hiçbirinin kategorik olarak, yani adayın kendisinden, şirketten, şirketin bulunduğu durumdan bağımsız olarak diğerlerinden daha avantajlı ya da dezavantajlı olduğuna dair bir kanıt yok elimizde. En azından ben, sektörde geçirdiğim 22 yılda buna tanık olmadım. Her seçimin başarılı da, başarısız da olduğu örnekleri gördüm.

Fakat bir yanlış da çok yapılıyor ne yazık ki… “Biz çok farklıyız, o nedenle şirketin içinden atama yapmalıyız.” ya da “Sektör deneyimi olmayan birisiyle çalışmamız mümkün değil.” olarak dile getirilen kategorik yaklaşımdan söz ediyorum.. Böyle önyargılı işe alımların başarısız olma olasılığı ise gerçekten çok yüksek.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Copyright © Doğrudan Satış Dünyası. Tüm hakları saklıdır.

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: