Söyleşi: Angela Cretu, Avon Türkiye Genel Müdürü

Bu hafta söyleşi konuğum, Avon’un Türkiye’deki yeni Genel Müdürü Angela Cretu.

Angela Cretu 1997 yılında tamamladığı Bükreş’teki ekonomi eğitiminin ardından, 2005 yılında London Business School’da bir executive programından mezun olmuş. Avon’a 1998 yılında Romanya’nın Satış Müdürü olarak katılmış. 2005 yılında Avon Romanya’nın Genel Müdürlüğü, 2007 yılında da Romanya ile birlikte 10 ülkenin yönetimini içeren Güney Doğu Avrupa Başkan Yardımcılığı, sonraki üstlendiği sorumluluklar olmuş. Angela Cretu, 2009 başında New York’ta Avon Genel Merkezi’nde iş modeli inovasyonlarından sorumlu Başkan Yardımcılığı’na atanmış. Mart 2011’de hem Doğu Avrupa Grup Başkan Yardımcılığını ve hem de Avon Rusya Genel Müdürlüğünü bir arada üstlenmiş.

Angela Cretu Şubat 2014’ten bu yana da İstanbul merkezli olarak Doğu Avrupa Grup Başkan Yardımcısı ve Avon Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapıyor.

Ben sordum, Angela Cretu da yanıtladı…

Öncelikle Türkiye’deki yeni görevinizde başarılar dilerim. Genel olarak Türk doğrudan satış sektörüne ilişkin ilk izlenimlerinizi öğrenebilir miyim? Ne gibi fırsatlar ve eğer varsa, tehditler görüyorsunuz?

Teşekkür ederim. Benim Türk tüketicisine ait ilk izlenimlerim, kişisel bir hizmet, çabuk mutlu olma ve de markayla duygusal bir bağ kurma ihtiyacı içinde olmaları. Bunlara diğer bütün demografik, ekonomik ve sosyal verileri de ekleyince, doğrudan satışın bu alışveriş profiline son derece uygun bir model olduğunu görüyorum. Doğrudan satışın mevcut durumu da, geleceğe yönelik içerdiği potansiyel de beni çok heyecanlandırıyor.

Son görevinizde Avon’un Rusya ile Doğu Avrupa ülkelerinin başındaydınız. Rusya’daki ve Türkiye’deki doğrudan satış sektörlerini karşılaştırdığınızda ne gibi benzerlikler ve farklılıklar var?

Bu iki pazar doğrudan satışçı davranışından daha çok, tüketici davranışı açısından birbirleriyle benzeşiyorlar. İki ülke kültürel açıdan özellikle de toplumsal bağlar, birebir ilişkiler ve sosyal alışkanlıklar açısından oldukça farklı.

Bana göre Türkler ailelerine ve çevresindekilere çok bağlı, meraklı, kolay sosyalleşebilen, girişimci ruha sahip ve rahat iletişim kurulabilen insanlar. Rusya’da özellikle aile değerleri çok güçlüdür ama orada bir kişinin herhangi bir çevreye girebilmesi için önce o çevrenin tam anlamıyla güvenini ve saygısını kazanması gereklidir. Bunlar da elbette doğrudan satışın hem etkisini ve hem de potansiyelini farklılaştırmaktadır. Böyle olmakla birlikte Rusya’da doğrudan satışın payı %22’dir ve perakende kanallardaki hızlı büyümeye rağmen geçen yıllarda hiçbir biçimde gerilememiştir. Türkiye’de de 750.000 kişilik bir satış ordusu olduğu gerçeği gibi güçlü rakamlar var karşımızda ve bunlar her yıl da artıyor. Bu da bana, bu kanalın sağlam bir kanal olduğunu söylüyor.

Ekonomik olarak bütün yükselen pazarlar, ABD’deki mali politika değişikliğinden sonra sarsıldı. Türkiye’ninse, bunun üzerine bir de kendi ekonomik sorunları var. Bütün bunlar sizce Türkiye’de doğrudan satış sektörünü nasıl etkileyecek?

Önce ekonomik sıkıntı dönemlerinde tüketicilerin geçtikleri yola bir bakalım: Tüketici güveni zayıflar, boş zamanları azalır, eğlenceye amaçlı harcamalar düşer ve bu gibi durumlarda en değerli kaynakları olan paralarını ve zamanlarını güvence altına alabilmeyi isterler.

Şimdi de doğrudan satış sektörüne dönelim: Biz bireylere zamanlarını korumaya yardımcı, kişisel bir hizmet götürüyoruz ve aile bütçelerine katkıda bulunan ürünler sunuyoruz.

Bizim sektörümüz zor zamanlarda, başka zamanlarda olduğundan daha da geçerli bir çözüm olarak karşımızda durmaktadır çünkü hem işsizliğe ve hem de küçük girişimcilerin gelirlerindeki azalmaya karşı direkt bir etki yapmaktadır.

Avon’un dünya genelinde en parlak dönemlerinden birinden geçmediğini biliyoruz. Diğer ülkelerle karşılaştırdığınızda Avon Türkiye’nin performansını nasıl buluyorsunuz?

Avon, simge bir markadır. Geçmişi 130 yıl öncesine dayanır ve dünya üzerindeki 6 milyon Avon temsilcisi de bu global zorluklarla mücadelede ve Avon’un hakettiği simge marka konumunu adım adım yeniden inşa etme yolunda bize büyük güç veriyorlar. Avon Türkiye, tüketici farkındalığı olarak da, pazardaki diğer markaların karşısındaki penetrasyon olarak da çok güçlü göstergelere sahip. Bu aynı zamanda, Avon camiasındaki diğer pazarlarla karşılaştırıldığında da böyle.

Türkiye’de öncelikli olarak ele almak istediğiniz konular neler?

Yeniliklerle ve rekabetçi ticari aktivitelerle, tüketicilere ve temsilcilerimize çok iyi bir çoklu kanal deneyimi yaşatıp, işlemlerimizin sayısını artırmak istiyoruz. Güzellik ürünleri için bir sosyal alışveriş kanalı haline dönüşmeyi amaçlıyoruz. Ve bir amacımız da, Avon’u kadınlar için modern çağın birinci tercihi haline getirmek.

Çok teşekkürler. Bitirmeden önce eklemek istedikleriniz var mı?

Burada doğrudan satış sektöründe son derece aktif, işi bilenlerden oluşan bir topluluk olduğunu görmek mutluluk verici. Sizi de, bu çok başarılı çalışmalarınızdan ve bütün doğrudan satışçılara verdiğiniz destekten ötürü ayrıca kutlamak isterim.

Copyright © Doğrudan Satış Dünyası. Tüm hakları saklıdır.

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: